Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/19

Aralık 2013, No:69

Cumartesi yarım gün çalışıldığı halde o gün işe gitmeyen işçiden tam gün ücreti kesilebilir mi?

İş Kanunu’na göre haftalık çalışma süresi 45 saat ile sınırlandırılmış, ancak Cumartesi de işgünü sayılmıştır. Dolayısıyla Cumartesi günü işe gidilmemesi durumunda işçinin ücretinden kesinti yapılır. İşçi saat ücretiyle çalışıyorsa, ücretinden işe gelmediği saatler kadar kesinti yapılabilir. Ama işçi maktu (kesin) aylık ücret ile çalışıyorsa işe gelmediği gün için kesinti yapılamaz.

Cumartesi günü yarım gün çalışarak 45 saatlik çalışma haftasını bitiren işçinin, o gün işe gitmemesi durumunda tam gün ücreti kesen işverenler bulunmaktadır. Bu durumda kesintinin hangi esaslara göre yapılacağına ilişkin kanunda bir düzenleme yapılmamıştır. İşçiler bu konuda hak kaybına uğramamak için işyerlerinde örgütlenme ve iş mahkemelerine başvurma kanallarını kullanmalıdırlar.

3 ihtar işçiyi tazminatsız işten atma gerekçesi olabilir mi?

İşyerlerinde “3 ihtar işçiyi tazminatsız işten attırır” sözü kulaktan kulağa aktarılır, ancak bu yanlış bir bilgidir. İş yasasında ihtar sayısına ilişkin bir madde yoktur. Dolayısıyla burada önemli olan ihtarın sayısı değil, içeriğidir. İşveren işçiyi yıldırmak, baskı uygulamak amacıyla sudan sebeplerle ihtar çekiyorsa, 100 ihtar da olsa, bu tür ihtarların bir geçerliliği olmaz. Her şeyden önce, ihtara gerekçe olan fiilin iş görme borcuna veya işyeri düzenine aykırı bir nitelikte olması gerekir. Ayrıca haklı gerekçesi olsa bile her ihtar işten çıkarma sebebi olamaz.

Aynı konuda birden fazla ihtar verilmesi işçiyi zor durumda bırakabilir. Çünkü böyle bir durumda ihtar gerekçesi haklı ise işveren işçinin pek çok kez ikaz edilmesine rağmen aynı yanlışı devam ettirdiğini söyleyerek işçiyi işten çıkarabilir. Bu durumda bile işçinin savunmasını almadan işten çıkaramaz ve işten çıkarma gerekçesini açık ve net bir şekilde belirtmekle yükümlüdür. İşçinin tazminatlı mı tazminatsız mı işten çıkarılacağı ise tamamen konunun içeriğine bağlıdır. Örneğin işveren performans düşüklüğü nedeniyle işten çıkardığı bir işçiye kıdem tazminatı vermek zorundadır. Genellikle de tazminat konusu iş mahkemelerinde, örnek Yargıtay kararlarıyla çözüme kavuşmaktadır.

İşçi ihtar aldığında savunma yazmak gerekir mi? Bu işçinin yararına olur mu?

İş Kanunu’nun 109. maddesinde “Bu kanunda öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında yapılması gerekir. Bildirim yapılan kişi bunu imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilir” demektedir. Bu nedenle savunma yazmamak ihtarı almadığımız anlamına gelmez. Eğer haksız yere ihtar verildiğini düşünüyorsak bu durumda en doğru olan bu ihtarın geçersizliğini ortaya koyacak ve mümkünse belgelere dayandırabileceğimiz bir savunma yazmamızdır. Savunma yazmak ihtarın haksız yere verildiğini kanıtlamak açısından önemlidir. Çünkü savunma yazmadığımızda ihtarın gerekçesini kabul etmiş sayılırız.

21 Aralık 2013

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Koronavirüs bahanesiyle hız kazanan hak gaspları ve saldırılar tüm dünyada işçilerin hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Daha şimdiden milyonlarca işçi koronavirüs bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldı, işten atıldı. Sözde koronavirüse karşı...
  • Koronavirüs yaygarasının giderek daha çok koparıldığı Latin Amerika ülkelerinde emekçilerin öfkesi de büyüyor. Karantina günlerinin uzatıldığı, emekçilerin işsiz kaldığı, açlığın arttığı ülkelerde yaratılan korku atmosferine rağmen işçiler mücadele...
  • Her çağda, her dönemde sömürüye ve zulme karşı mücadele verenler var olmuştur ve olacaktır. Tarihsel hafızada birikip bugünlere, bizlere kadar ulaşmış olan çok büyük deneyimler mevcut. Egemenler her ne kadar toplumda bir korku yaratsalar da korkuya...
  • Dünya işçi sınıfı mücadelesinin en şanlı günü olan 1 Mayıs geride kaldı. Biz işçilere yaşatmamaya çalıştılar gerçi bu şanlı günü, kapitalist sistemin efendileri insanları evlerine hapsederek tekrardan hatırlamayalım istediler mücadele azmimizi,...
  • Kapitalistler koronavirüs bahanesiyle baskıları arttırmaya devam ediyorlar. En son 1 Mayıs’ta sorunlarımızı meydanlarda haykırmamıza engel oldular. Gelecek kaygımız git gide büyüyor ve düzgün bir eğitim alamıyoruz. Krizi virüs örtüsü altına...
  • İşçi sınıfının geçmişinde hep mücadeleler olmuştur. Egemenlerin saldırıları da olmuştur. 1977 1 Mayıs’ı da buna örnektir. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de 34 işçi katledildi. Katiller egemenler tarafında cezalandırılmadı. Her ne kadar unutturmaya...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...
  • Dünya egemenleri, kapitalist sistemin krizini gizlemek için koronavirüs salgınını adeta bir örtü olarak kullanıyorlar. Her fırsatta ekranlardan boy gösterip “sosyal mesafeye” dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Sözde alınan önlemler kapsamında...
  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...
  • 2020 1 Mayıs’ını koronavirüs korkutmasının gölgesinde bırakmayan UİD-DER, hem internet sitesiyle hem de İşçi Dayanışması bülteniyle işçilere moral ve güç verdi. Koronavirüsten başka bir şey konuşulmadığı, insanların bırakın meydanlara evinin önüne...