Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/44

Mart 2016, İşçi Dayanışması Bülteni No:96

Özel istihdam büroları nedir?

Özel istihdam büroları işçilerin köle gibi çalıştırılmasını hedefleyen düzenlemelerden birisidir. 2008 yılında gündeme gelen ve o dönemde yükselen tepkiler üzerine geri çekilen düzenleme, şimdi yeniden Meclis’te. Taşeronluktan daha da kötü bir düzenleme olan özel istihdam bürolarıyla, işçiler kiralanabilecek. Özel istihdam büroları işçileri işe alacak ve dileyen patrona bu işçileri günlük, haftalık, aylık kiralayacak. Bürolardan işçi kiralayan patronlar, kiralama işini toplam 8 ay için olmak üzere ancak iki kez yapabilecekler. Bürolar işçileri birden fazla işverene kiralayabilecek. Örneğin haftalık 45 saati aşmamak üzere, işçiyi 15’er saatliğine üç ayrı işverene kiralayabilecek. İşçiye, sadece kiralandığı dönem için ücret ödenecek; işçi kiralanmadığı sürece ücret alamayacak, açlığa ve yoksulluğa mahkûm edilecek.

Özel istihdam büroları işsizliği ortadan kardıracak mı?

Hükümet, kölelik bürolarıyla işsizliğe çözüm bulunacağını iddia ediyor. Oysa kiralık işçilik uygulamasıyla iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılmak isteniyor. Hükümet özel istihdam bürolarının kurulmasının bahanesi olarak işsizliğin azaltılacağını, genç işçilerin tecrübe kazanacağını, uzun dönemli işsizlerin işsizlikten kurtulacağını söylüyor. Oysa işsizlik işçilerin günlük, haftalık ve aylık kiralanmasıyla çözülemez. Bu sadece işsiz olan insanları oyalamanın yoludur. İşsizliğe çözüm diye sunulan kiralık işçilik kadrolu çalışan işçilerin de işsiz kalmasına, iş güvencelerinin ortadan kaldırılmasına sebep olacak düzenlemelerden birisidir. Patronlar bu düzenlemeyle kadrolu işçi çalıştırmanın yükünden kurtulacaklar. İşsizlik işçilerin iş güvencesinin elinden alınmasıyla değil uzun çalışma saatlerinin düşürülmesi, ücretlerin arttırılması, fazla mesailere son verilmesi ve bir işçiye iki ya da üç iş yaptırmanın ortadan kaldırılmasıyla çözülür.

Özel istihdam bürolarında çalıştırılan işçiler işsizlik ödeneği ve kıdem tazminatı alabilecek mi?

Eğer kiralık işçilik tasarısı uygulamaya geçerse işçiler işsizlik maaşı ve kıdem tazminatı alamaz hale gelecek. Patronlar şu an kadrolu ve taşeron işçilere bile işsizlik ve kıdem tazminatı vermemek için bin dereden su getiriyorlar. Kadrolu olarak çalışan binlerce işçi yasal koşullar nedeniyle işsizlik ödeneğinden yaralanamıyor. Çünkü 3 yıl içinde 600 gün prim, son 120 gün kesintisiz prim ödenmesi koşulu var. Kiralık işçilerin büyük çoğunluğu bu koşulları yerine getiremeyeceği için işsizlik ödeneği alabilmeleri imkânsız hale gelecek.

İşçilerin işsizlik maaşı gibi kıdem tazminatını almaları da imkânsız hale gelecek. Kısa süreli sözleşmelerle işe alınan ve patronlara kiralanan işçiler, bir yılı dolduramadıkları için kıdem tazminatı alamayacaklar. Zaten şu an taşeronda çalışan milyonlarca işçi 6, 8, 11 aylık sözleşmeli olarak çalıştıkları için tazminat alamıyorlar. İstihdam bürolarında çalışacak işçiler için de durum böyledir. Hükümet bunu bahane ederek kıdem tazminatının fona aktarılmasının önünü açacak. “Bir gün çalışan bile kıdem tazminatı alacak” diyerek işçileri kandırmaya çalışan hükümet, istihdam bürolarını hayata geçirdiğinde tazminat hakkımızı da gasp etmenin yolunu açmış olacak.

İşçilerin GSS (Genel Sağlık Sigortası) primleri düzenli ödenecek mi?

Kiralık işçilik tasarısına göre işçilerin sigorta primlerini, özel istihdam büroları yatıracak. Kiralık işçilerin GSS primleri bürolar tarafından sadece çalıştırıldıkları süreler için yatırılacak. Ancak büroların bu yükümlülüğü, işçileri kiraladıkları, yani işçilere ücret ödedikleri dönem ile sınırlı olacak. Bürolar, işçileri kısa dönemli sözleşmelerle kiralayacakları ve sözleşmeler arasında da boşluklar olabileceği için, işçilerin sigorta primleri sürekli ve düzenli yatmayacak. Böylece kiralanan işçiler sosyal güvenlik kapsamındaki haklarından ya eksik yararlanacak ya da hiç yararlanamayacak. Eğer büro işçiyi, kısmi süreli kiralarsa, işçi cebinden GSS primini ödemek zorunda kalacak. Öte yandan kiralık işçiler, iki sözleşme arasında 100 günden fazla işsiz kaldıkları takdirde, gelir testi yaptıracaklar ve aile içinde kişi başına düşen aylık gelir asgari ücretin üçte birinden fazla ise GSS primi ödemek zorunda olacaklar.

Özel istihdam büroları işçiler için iş güvencesinin, işsizlik maaşının, kıdem tazminatı hakkının ve daha pek çok hakkın kaldırılması demektir. İşyerlerinde, fabrikalarda sendikalaşmamızın önünde engel demektir. Kölece çalışma koşullarının dayatıldığı yasaları, uygulamaları ancak birleşerek ve mücadele ederek durdurabiliriz.

19 Mart 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfı tarih denen sahneye defalarca fırlamış ve sömürü düzenini yıkmak için destansı mücadeleler vermiştir. Yine verecektir. İnsanlık büyük bir değişimin eşiğinde durmaktadır. Doğrudur, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! İnsanlık kapitalist...
  • Koronavirüs bahanesiyle hız kazanan hak gaspları ve saldırılar tüm dünyada işçilerin hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Daha şimdiden milyonlarca işçi koronavirüs bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldı, işten atıldı. Sözde koronavirüse karşı...
  • Koronavirüs yaygarasının giderek daha çok koparıldığı Latin Amerika ülkelerinde emekçilerin öfkesi de büyüyor. Karantina günlerinin uzatıldığı, emekçilerin işsiz kaldığı, açlığın arttığı ülkelerde yaratılan korku atmosferine rağmen işçiler mücadele...
  • Her çağda, her dönemde sömürüye ve zulme karşı mücadele verenler var olmuştur ve olacaktır. Tarihsel hafızada birikip bugünlere, bizlere kadar ulaşmış olan çok büyük deneyimler mevcut. Egemenler her ne kadar toplumda bir korku yaratsalar da korkuya...
  • Dünya işçi sınıfı mücadelesinin en şanlı günü olan 1 Mayıs geride kaldı. Biz işçilere yaşatmamaya çalıştılar gerçi bu şanlı günü, kapitalist sistemin efendileri insanları evlerine hapsederek tekrardan hatırlamayalım istediler mücadele azmimizi,...
  • Kapitalistler koronavirüs bahanesiyle baskıları arttırmaya devam ediyorlar. En son 1 Mayıs’ta sorunlarımızı meydanlarda haykırmamıza engel oldular. Gelecek kaygımız git gide büyüyor ve düzgün bir eğitim alamıyoruz. Krizi virüs örtüsü altına...
  • İşçi sınıfının geçmişinde hep mücadeleler olmuştur. Egemenlerin saldırıları da olmuştur. 1977 1 Mayıs’ı da buna örnektir. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de 34 işçi katledildi. Katiller egemenler tarafında cezalandırılmadı. Her ne kadar unutturmaya...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...
  • Dünya egemenleri, kapitalist sistemin krizini gizlemek için koronavirüs salgınını adeta bir örtü olarak kullanıyorlar. Her fırsatta ekranlardan boy gösterip “sosyal mesafeye” dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Sözde alınan önlemler kapsamında...
  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...