Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları / 57 [Kişisel Koruyucu Donanımlar]

İşyerlerinde yaptığımız iş nedeniyle karşı karşıya kaldığımız riskler iş kazalarına ve meslek hastalıklarına neden olmaktadır. Patronlar bu riskleri ortadan kaldırmak, işçilerin sağlığının korunması ve güvenliği için her türlü önlemi almak zorundadırlar. Bu önlemlerin içerisinde kişisel koruyucu donanımlar büyük önem taşımaktadır.

Kişisel koruyucu donanım nedir, neye göre verilir, nelere dikkat etmeliyiz?

Çalışırken ellerimiz, ayaklarımız, kollarımız, derimiz, başımız sürekli risk altındadır. Bu organlarımızı korumak için verilen baret, eldiven, iş elbisesi ve ayakkabısı, maske, kulaklık, gözlük gibi araçlar kişisel koruyucu donanımlar olarak adlandırılmaktadır. Ayakkabı, eldiven, gözlük, kulaklık gibi koruyucu ekipmanlar işçilere ücretsiz olarak verilmelidir. Koruyucu donanımların bakımı ve onarımı, ihtiyaç durumunda değiştirilmesi patrona aittir. Koruyucu donanımlar işçinin çalıştığı ortama göre verilmelidir. Bunun için önceden işçilerin çalıştığı yerlerde iş güvenliği uzmanlarının yönlendirmesiyle ortam ölçümleri yapılmalıdır. Bu ölçümlerin sonucunda işçilere hangi tür maskenin, kulaklığın, iş ayakkabısının, gözlüğün verileceği saptanmalıdır. Koruyucu donanımların kendisinin bir risk yaratmaması, kaliteli olması ve işçiye zarar vermemesi önemlidir. Hijyenik şartlarda muhafaza edilmesi sağlanmalıdır. Örneğin tozlu bir ortamda çalışan işçinin dinlenme ve vardiya bitimlerinde maskesini çalıştığı alanda açıkta bırakmaması sağlanmalıdır. Bunun için gerekli saklama yerleri yapılmalıdır. Belirlenen standartlara uyulmalıdır. Kullanımı işçinin sağlık durumuna ve ergonomik gereksinmelerine uygun olmalıdır. Özellikle ayakkabı ve iş elbisesi mevsimlere göre verilmeli, yazlık-kışlık diye ayrılmalıdır. Koruyucu donanım her bir işçiye ayrı ayrı verilmelidir.

Yasalarda koruyucu ekipmanları ele alan maddeler nelerdir?

6331 sayılı İş Güvenliği ve Sağlığı Kanunu’nun 30. maddesine dayanılarak çıkarılan Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik işyerlerinde koruyucu donanımlarla ilgili yapılması, alınması ve uyulması gereken kuralları içermektedir. 2 Temmuz 2013 tarihli yönetmelikte “Kişisel koruyucu donanım, iş kazası ya da meslek hastalığının önlenmesi, çalışanların sağlık ve güvenlik risklerinden korunması, sağlık ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesi amacıyla kullanılır. İşveren, toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik verir” denmektedir.

İşyerlerinde işçilerin karşılaştığı sorunlar nelerdir?

İşçilere işyerlerinde yeterli koruyucu donanımlar verilmemektedir. Verilse bile uzun süre kullanılması istenmektedir. Örneğin çoğu işyerinde yılda bir kez iş ayakkabısı verilmekte ve bu ayakkabının yaz-kış giyileceği söylenmektedir. Verilen maskelerin ne kadar sıklıkla değiştirileceği belirtilmemekte, işçiye “hava almada zorlanıncaya kadar kullanacaksın” denilmektedir. Kullanılan eldivenlerin sıklıkla değiştirilmemesi gerektiği, yırtılıp parçalanıncaya kadar kullanılması gerektiği söylenmektedir. Patronlar koruyucu donanımların fazla gitmemesi, bitmemesi, yeniden yeniden alınmaması için işçilere sürekli uyarılarda bulunurlar. Kaliteli ve iyi olan koruyucular alınmaz. Çünkü kaliteli olan her şey pahalıdır. Bu da patronun kârının azalması demektir. O yüzden ucuz ve gerçekte işçiyi korumayan koruyucu ürünler alınmaktadır. Patronlar için işçilerin ayağı su toplamış, mantar olmuş, derisi alerji olmuş, kulağı iltihaplanmış önemli değildir.

İşyerinde kişisel koruyucular verilmediğinde ne yapmalıyız?

Kişisel koruyucuların işçilere verilmesi yasalara göre zorunludur. Koruyucu donanımlar işçilerin sağlığına da zarar vermemelidir. Kullanmakta olduğumuz ayakkabı, gözlük, eldiven gibi koruyuculardan dolayı herhangi bir sorun yaşadığımızda bunu bildirmeli, değiştirilmesini sağlamalıyız. Örneğin iş ayakkabısı ayağımızda mantara, su toplanmasına, kemik ağrılarına neden oluyorsa bunun değiştirilmesini istemeliyiz. İsteğimizin karşılanması için işçiler olarak birlikte hareket etmeliyiz. Sendikalı bir işyerinde çalışıyorsak sendikamız aracılığıyla bunu yapmalıyız. Patron tüm bildirimlerimize rağmen herhangi bir değişiklik, düzeltme yapmıyorsa İş Kanununda ve İş Güvenliği ve Sağlığı Kanununda yer alan haklarımızı kullanarak gerek yasal gerekse de fiili olarak hakkımızı aramalı ve mücadele etmeliyiz.

24 Ağustos 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin üzerini örtmek ve faturayı işçi sınıfına kesmek için muazzam bir bahane keşfetmiş durumda: Koronavirüs salgını! Yıllardır bağıra çağıra geliyorum diyen ekonomik kriz, daha öncekileri adeta mumla aratırcasına sonunda...
  • Türkiye’de koronavirüsün tespit edilmesinin üzerinden iki haftadan fazlaca bir zaman geçti. Bu süre zarfında, televizyon ekranlarından sürecin açık ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, tüm bilgilendirmelerin yapıldığı, önlemlerin alındığı ileri...
  • Geçtiğimiz günlerde patron bize “virüsten dolayı işlerin çok düştüğü” gerekçesiyle ücretsiz izin kâğıtları imzalattı. Sonrasında bir kısmımızı ücretsiz izinde olmamıza rağmen parasını ödeyeceğini iddia ederek 10 gün daha çalıştırdı. Aynı zamanda çok...
  • Geçen günlerde yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de işçilerin yaklaşık yüzde 70’i işini kaybetme korkusuyla yaşıyor. Nasıl yaşamasın? Daha şimdiden birçok işyeri işçileri işten çıkardı. Çıkarmaya da devam ediyorlar. Fakat bu kargaşanın içinde...
  • Her gün, her tarafta karşımıza 14 madde çıkıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilen bu maddelerin bizi koronavirüsten koruyacağı söyleniyor, işyerlerinden billboardlara, TV’lerden cep telefonlarına gelen mesajlara kadar bu maddeler tekrar...
  • Ben yaklaşık 10 yıldır çeşitli sektörlerde çalışan bir işçiyim. Uzun zamandır İşçi Dayanışması bültenini okuyorum, orada ortaklaştırdığımız deneyimlerden nasibimi alıyorum ve arkadaşlarımla bu deneyimleri paylaşıyorum. Bu mektup ile de sizlere ilk...
  • Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Microsoft’un sahibi Bill Gates, dünyanın en iyi yatırımcısı olarak tanınan Warren Buffet ve diğer sayılı zenginler… Dünyanın en zenginlerinden olan bu isimler zenginliklerinin yanı sıra “hayırseverlikleriyle” de...
  • Koronavirüs salgını nedeniyle korku büyüyor çünkü insanlar egemenler tarafından bilinçli olarak korkutuluyor. İnsanların karşısına düşman diye bir grip virüsü çıkartılıyor, tehdit algısı sürekli büyütülerek körükleniyor ve bu da insanları fazlasıyla...
  • Dünyanın ana gündemi haline gelen koronavirüs adeta bütün kötülüklerin anası gibi gösteriliyor ve insanlarda korku, panik, endişe yaratılıyor. Neredeyse bütün ülkelerin yönetimleri bu virüse özel bir anlam yüklüyorlar ve tüm sorunların üstünü...
  • Merhaba arkadaşlar, ben devlet hastanesinde çalışan taşeron sağlık işçisiyim. Pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de çoğu işyeri üretimi durdurarak işçileri evlerine yolladı, kimi yerlerde evden çalışma adı altında esnek çalışma sistemi getirildi...
  • Yaklaşık iki yıldır İşçi Dayanışması gazetesini alıyordum. Ama sadece “alıyordum”. Gazete, odamda bir köşede durmaya devam ediyordu. Ama arkadaşım inatla bana gazete ulaştırmaya devam etti. Her defasında “bana getirmek yerine başka birine versen...
  • Savaşlar, çıkarlar, iktidar, rekabet… Hangimiz bu kelimelerden haberdar doğdu? Peki ya hangimiz bu kelimeleri isteyerek öğrendi? Hiçbirimiz. Öyle değil mi? İnsan canının, Türk lirasından bile değersiz olduğu şu dönemde ne yazıktır ki çıkarlar için...
  • Geçtiğimiz günlerde kısa bir video düştü internet âlemine… Sosyal medyada paylaşım rekorları kıran videoda tır şoförü Malik Yılmaz, “Evde Kal Türkiye” çağrısına cevap veriyor ve “Beni bu virüs öldürmez, düzeniniz öldürür” diyordu. Koronavirüs...