Navigation

Buradasınız

UİD-DER Kadın Komitesi: Ali Can’ın Katili Kapitalizmdir!

İş kazasında iş cinayetine kurban giden Ali Can Öz daha 6 yaşında bir çocuktu. 3 yaşındaki kardeşi Ayşe ile babasının çalıştığı kereste fabrikasına gitmek zorundaydı. Çünkü o gün annesi işe gitmişti, bakacak kimsesi yoktu. Çünkü ailesinin onu bırakabileceği ücretsiz ve sağlıklı bir kreş yoktu.

Ali Can artık oyun oynayamayacak ve büyüyemeyecek. O, 6 yaşında kaldı. Çünkü kapitalist sömürü düzeninde işçilerin de evlatlarının da hiçbir kıymeti yok!  

Patronların sömürü düzeninin temsilcisi olan AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan, kadınlara en az üç çocuk doğurmaları gerektiğini söylüyor. Ama emekçi ailelerinde çocukların bakımını sadece ailenin omuzlarına yıkıyorlar. Yaşayabilmek, geçinebilmek için çalışmak zorunda kalan anne-babalar çaresizlik içinde çocuklarının bakımını sağlamaya çalışıyorlar.

İş saatleri kanunen haftalık 45 saat olmasına rağmen, ücretleri düşük tutan ve fazla mesaileri dayatan patronlar, işçileri günde 12 saat çalıştırıyorlar. Bu da haftada 70 saati aşkın bir çalışma anlamına gelmektedir. Ne var ki işçiler gece gündüz çalışmalarına rağmen, patronlar, işçilerin çocuklarının bakımı ve eğitimi için kreş açmıyorlar.  Anne ve babaya izni hakkı tanımıyorlar.

Yasaya göre bir işyerinde 150’nin üzerinde kadın çalışan olmadan o işyerinde kreş zorunluluğu yok. 150 kadın çalışan olsa bile o işyerinde kreş uygulaması olup olmadığı denetlenmiyor. Erkek işçiler çocuk bakımı konusunda sorumluluk sahibi değilmiş gibi erkek işçi sayısı önemsenmiyor. İşçi mahallelerinde ücretsiz kreş yok, olanlarsa çok pahalı ve sadece gündüz hizmet veriyorlar. Patronların ücretleri çok düşük tutmaları yüzünden işçiler çocuklarını bu kreşlere gönderemiyorlar. Tüm bunların bedelini sınıfımızın evlatları ödüyor.  

UİD-DER Kadın Komitesi, her işyerine, her mahalleye, kaliteli, sağlıklı, çocukların ruhsal ve bedensel gelişimlerine, hem öğrenip hem eğlenmelerine uygun, günün her saatinde hizmet veren ücretsiz kreş talebi için mücadele ediyor. İşçi sayısına bakılmaksızın her işyerine, tüm emekçi semtlerine kreş talebi için mücadele etmezsek Ali Canlar ölmeye devam edecek. Ali Canların işçi ana-babaları evlatlarının acısıyla feryat etmeye devam edecekler.

Hiç kuşku yok ki, Ali Can’ı yaşamdan kopartıp alan kapitalist sömürü düzenidir. UİD-DER Kadın Komitesi, kadın-erkek tüm işçileri iş kazalarına ve iş cinayetlerine karşı duyarlı olmaya çağırıyor. UİD-DER Kadın Komitesi, tüm işçileri, iş kazalarında işçilerin ya da evlatlarının hayatının söndürülmesine karşı durmaya çağırıyor. UİD-DER Kadın Komitesi, tüm kadın ve erkek işçileri, yaşamı bize zehir eden kapitalist sömürü düzenine karşı mücadelede yan yana olmaya çağırıyor. Ali Can’ın katili kapitalizmdir. Evlatlarımızı kapitalizme kurban vermeyelim!

16 Nisan 2014

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Bir zamanlar yoksullara çare olan ayçiçeği yağı bugün el yakıyor. Şöyle en ucuzundan 5 litre ayçiçeği yağının fiyatı 72 lira! Oysa insanlığın kadim tecrübeleri ve yapılan araştırmalar sayesinde sağlıklı ve dengeli beslenmede proteinlerle birlikte...
  • “Uzaya çıkabilir miyiz?” sorusu dilden dile herkesin ağzında. Verilen cevaplara gülmemek elde değil. “Bırak abi uzaya çıkmayı, biz koronadan sokağa çıkamıyoruz. Geç kaldık uzaya, biz anca markete çıkarız!” diyenler mi arasınız, “liderimizle biz her...
  • Merhaba arkadaşlar, ben yeni mezun bir rehber öğretmenim. Engelli bireylerimizin eğitim aldığı özel bir rehabilitasyon merkezinde kısa bir süre çalıştım. Malûmunuz eğitimde fırsat eşitsizliği özellikle pandemi koşullarında hepten alıp başını gitti....
  • İnsanların uğrak noktalarından biri olan AVM’lerin sayısı her geçen gün artıyor. Dışarıdan bakıldığında çok şaşaalı duran AVM’lerin iç dünyası maalesef ki düşünüldüğü kadar parlak değil. Uzun süredir AVM’de çalışan bir işçi olarak size birkaç şey...
  • Edebiyatın Türkçe söyleyen büyük ustası Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015’te hayata gözlerini yumdu. 90 yılı aşan ömründe Anadolu’nun yoksul insanları ile hemhal olan büyük usta, onların acılarını, korkularını, mutluluklarını, cesaretlerini anlatan...
  • İktidar ve avenesi yediklerini, içtiklerini canlı yayınlarda gözümüze sokuyorlar. Ahali, gördüğü yemekler karşısında yutkunadursun kendi saraylarına, malikânelerine, villalarına krizin gölgesi bile uğramaz. Kendileri tok olduğundan “uçuyoruz,...
  • Asgari ücretin belirlenmesini hepimiz dört gözle bekliyorduk. Bunlardan çok bir umudumuz yoktu zaten, bizi yanıltmadılar. “Ekmek yiyorlarsa o zaman aç değiller” diyen zihniyetin bizlere bunları layık göreceği belliydi. 2021’de asgari ücret 2825 lira...
  • 2020, patronlar ve yönetenler için zenginliklerine zenginlik kattıkları, işçilerin alın terini, emeğini arsızca, hoyratça sömürdükleri bir yıl oldu. İşsizlik, ekonomik kriz, hayat pahalılığı, iş kazaları, hak gaspları, yasaklar, intiharlar....
  • Yoksul bir inşaat işçisinin çocuğu olarak büyüdüm. Az çok idare ederdik işte... Tüm yoksulluğumuza rağmen annemin eldeki parayı mümkün olduğunca beslenmemize ayırması bizi hayatta tuttu. Ama bazen işler çığırından çıkardı. Borçlar birikir, bakkal...
  • Maltepe Belediyesi işçilerinin grevi devam ediyor. Grevin üçüncü gününde Tugay Yolu’ndaki Park ve Bahçeler Müdürlüğü önünde bekleyen grevci işçileri ziyaret eden UİD-DER’li işçiler, dördünce gününde ise Gülsuyu’nda bulunan Maltepe Belediyesi...
  • CHP’li belediye yönetimleri işçilerin taleplerini karşılamak yerine, grevi karalayarak gözden düşürmeye çalışıyor. Belli ki tek merkezden harekete geçirilen trol ordusu, belediye işçilerini aşağılıyor. Demokrasi konusunda mangalda kül bırakmayanlar...
  • Çorum’da üretim yapan Ekmekçioğulları Metal fabrikasının işçileri DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenmiş ve bu nedenle işten atılmışlardı. Ekmekçioğulları patronu, işyerinde çoğunluğu sağlayıp Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler...
  • 26 Şubat 1984’te kaybettiğimiz işçi sınıfının şairi Hasan Hüseyin Korkmazgil, acıyı da, umudu da, hasreti de, kavgayı da yazdı. Yaralara merhem olsun, karanlıkta ışık olsun, yüreklerde sevinç olsun, kavgaya çağıran ses olsun diye şiirleri, yüreğini...

UİD-DER Aylık Bülteni