Navigation

Buradasınız

Akdeniz’de Göçmen Katliamı

Özellikle son aylarda Ortadoğu’nun, Afrika’nın savaşlar, katliamlar ve yoksulluktan yorgun düşmüş insanları yerlerini yurtlarını bırakıp umut yolculuğuna çıkıyorlar. Çok zor şartlar altında yolculuk yapan bu insanlar, kapitalist devletlerin uyguladığı göçmen karşıtı politikalar yüzünden kaçak yollarla Avrupa’ya ulaşma yolunu seçmek zorunda bırakılıyorlar. İnsan tacirlerine varını yoğunu verip her türlü tehlikeyi göze alıyorlar.

Geçtiğimiz günlerde Bodrum kıyılarında cansız bedeniyle yatan ve dünya ölçeğinde ses getiren bir çocuğun resmi beni çok derinden üzdü, sinirlendirdi, öfkelendirdi. Bu resim 3 yaşındaki Aylan Kurdi’nin kıyıya vurmuş cansız bedeniydi. 3 yaşındaki bir çocuk acılar içerisinde boğularak can verdi. Bu nasıl bir dünyadır, nasıl bir ölümdür? İnsan bu resme bakıp içinde bir üzüntü ve kin hissetmez mi? Bu küçük çocuğun yaşamını hayatını ne kararttı? Nedir Aylan gibi çocukların ölümüne neden olan? Kimlerdir Aylan’ın katili? İşte resme baktıktan sonra kendime gelir gelmez bu soruları sordum kendime.

2015 yılının sonuna kadar 30 bine yakın göçmenin denizde boğularak öleceği tahmin ediliyor. Raporlara yansıyan bu rakamı Uluslararası Göç Örgütü (IOM) açıklıyor. Ortadoğu’da yürüyen emperyalist savaş gittikçe zalimleşiyor, büyüyor. Emekçilerin bu savaşlarda katledilmeleri yetmiyor bir de savaş ve yıkımdan kurtulmaya çalışırken karanlık sularda katlediyorlar. Göçmenleri bazen kamyon kasalarında patates gibi istiflenmiş, bazen sınır bölgelerinde tel örgülerde yaralanmış, bazen de batan lastik botların etrafında ölü bedenler olarak görüyoruz.

Aylan gibi çocukların katledilmesinden sorumlu olanları televizyonlarda ve gazetelerde görüyoruz. Bu zalimler Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren, yatırım alanlarını genişletmek isteyen, fırsattan istifade çıkarları için insanlara boyun eğdirmek isteyen despotlar, para babaları ve egemenlerdir. Başta Türkiye’yi yönetenler olmak üzere dillerinden savaş naralarını eksik etmeyenler, bu katliamın baş sorumluları arasındadır. Bu kirli savaşları çıkartanlar, yaşamını yitiren göçmenlerin de, Aylan gibi nice çocuğun da katilleridir. Biz bilinçli işçiler savaşa ve düşmanlığa karşı tepkimizi göstermeli ve bu bozuk düzene karşı örgütlenmeliyiz.

6 Eylül 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeni tarihinde eşi görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşuyor. Sistemin efendileri ise bu krizin sosyal sonuçlarından bir süreliğine de olsa kurtulmanın, zaman kazanmanın şimdilik iyi bir formülünü bulmuş görünüyor: Koronavirüs!...
  • Neredeyse günün her saati konuşulan konu Covid-19! Salgından etkilenen ve ölen insanların sayıları adeta skorlar halinde gündemimize taşınıyor. İş öyle bir hal aldı ki hangi ülkeden kaç kişinin öldüğünü ve ülkemizdeki ölüm oranlarını konuşup sürekli...
  • Neredeyse tüm ülkelerde sağlık sistemi çökmüş durumda. Kapitalizm altında her şeyi paralı hale getiren patronlar sınıfı, sağlığa da aynı mantıkla yaklaşıyor. Hastanelere ticarethane, hastalara ise müşteri gözüyle bakıyorlar. Sağlık sistemlerinin...
  • Her yerde olduğu gibi bizim fabrikada da gündem koronavirüs. İlk haftalarda göstermelik bazı tedbirler alındı. Bir A4 kâğıdına yapılması ve yapılmaması gerekenler yazıldı. Tabi tek düşünceleri “işçinin sağlığı” olan patronlarımız bunlarla yetinmedi...
  • Patronların koronavirüs salgınını bahane etmelerine, fırsatçılığına şahit oluyoruz. Kapitalist sistemin debelendiği kriz çağındayız. Ekonomik kriz nedeniyle biz işçilerin, emekçilerin payına düşen hayat şartları daha da kötüye gidiyor. Bu da...
  • Kamu hastanesinde sağlık emekçisi olarak çalışıyorum. Tüm dünyanın ve özellikle sağlık emekçilerinin gündeminde olan Covid-19 salgınıyla ilgili işyerinde başka bir arkadaşımla yaptığım sohbeti aktarmak istedim. Bizler genelde nöbet çıkışlarında...
  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...