Navigation

Buradasınız

Şiir ve Marşlarla 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 134

Onaltı Haziran yüz bin işçi yürüdü heyyyy…

15-16 Haziran 1970 tarihinde ayağa kalkan işçiler için yazılan 16 Haziran İşçi Marşı bu mısralarla başlıyor. Türkiye işçi sınıfının yüz binler olup bir araya geldiği, sel olup aktığı, hak ve özgürlüklere sahip çıktığı, patronları korkuttuğu şanlı direniş günleridir 15-16 Haziran. Bu iki koca günde “İstanbul işçilerin İstanbul’u olmuştu.” Gebze’den yola çıkan işçilere Kartal ve Maltepe’deki işçiler de katılıyordu. Hedefleri Avrupa yakasındaki sınıf kardeşleriyle birleşmekti... Avrupa yakasındaysa Eyüp-Topkapı ve Levent-Mecidiyeköy yönündeki iki büyük yürüyüş kolunda yine aynı talepler, aynı heyecan ve aynı ruh vardı. İşçiler sabahın ilk ışıklarıyla yürüyüşe geçmiş, İstanbul’u patronlara dar etmişlerdi.

İşçi yürüyor baştan

Fabrika dağdan taştan

Galiptir her savaştan

Geliyoruz zincirleri kıra kıra hey

Patronların kafasına vura vura hey

49 yıl önce işçiler, İstanbul’un ana caddelerine inmiş, kol kola sloganlarla, alkışlarla yürüyorlardı. Büyük direnişin haberi dilden dile dolaşmış ve sabah başlayan yürüyüşe 113 işyerinden 75 bin işçi katılmıştı. Açlık, yorgunluk, işten atılma korkusu, polis barikatı ve daha nice engel işçilerin direnişini kıramamıştı. Çünkü haksızlığa uğramışlardı. Çünkü artık yeter diyorlardı. Çünkü çocuklarının geleceği söz konusuydu. Çünkü sendikaları DİSK’in kapatılmasına hayır diyorlardı. Ertesi gün, 16 Haziran günü bu kez 168 fabrikadan 150 bin işçi cesaretle, gururla yürümeye devam etti. Durumun ciddiyetini anlayan hükümet, derhal vapur seferlerini iptal etti. Haliç köprüsünü açtırarak işçilerin köprüden karşı yakaya geçmelerine engel oldu. Egemen güçler paniğe kapılmıştı.

Yıl 1970 işçi ayaklanıyor

Meydanlara sığmıyor

Patronlar kaçışıyor


Şalteri indirdiler

Tezgâhı durdurdular

Fabrikalardan akıp

Kol kola yürüdüler


Bunu duyan patronlar

Köprüleri kestiler

Korku sardı beyleri

Ülkeyi terk ettiler


Bu yol işçinin yolu

Alın teriyle dolu

Gücümüz birliğimizdir

Kimse bozamaz onu

Türkiye’de işçi mücadelesi 60’lara kadar bastırılmıştı. Türk-İş tek işçi konfederasyonuydu ve devlet eliyle kurdurulmuştu. Yani 1952’den itibaren yasal bir sendika vardı fakat işçilerden yana değildi. İşçiler boyun eğmeye zorlanıyordu ve düzen böyle sürüp gitsin isteniyordu. Bir sendika yasası vardı fakat göstermelikti ve işçilerden yana hükümler içermiyordu. Fabrikada işçiler grev kararı alsa hemen kapı dışarı ediliyorlardı. Fakat buna rağmen fabrikalarda örgütlenen, mücadeleci sendikal anlayışı savunan ve geleceğe dair umudunu yitirmeyen bilinçli işçiler de vardı. Saraçhane mitingi, Kavel Grevi ve nihayet DİSK’in kuruluşu işçilerin korkularını aşmaya başladığını, büyük eylemlerin yakın olduğunu gösteriyordu. Büyük fırtına yaklaşırken işçilerin kendilerine, örgütlerine ve mücadelelerine olan güvenleri artıyordu. İşte 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişine giden yol böyle açılmıştı.

Onaltı Haziran genel direniş

Burjuvaziye, tüm sömürüye

Nasırlı ellerin yumruğu bugün!

Hükümet, işçi hareketinin yükselişini engellemek için sendikalar yasasını düzenlemek istiyordu. Dönemin Çalışma Bakanının ifadesiyle bu yasa mücadeleci sendika olan DİSK’in “çanına ot tıkayacaktı.” Amaç DİSK’i bitirmekti. Oysa işçiler buna izin vermeyecekti. Türkiye işçi sınıfı gerçek anlamda sendikal örgütlenmeyi ilk kez DİSK sayesinde öğrenmişti. Grev, işgal ve boykotun bir hak olduğunu DİSK ve kurucu önderi Kemal Türkler sayesinde kavrıyordu. Sermaye ve hükümetlerden dilenerek, uzlaşarak, rica ederek hak alınamazdı. İşçiler, üreten ve alın teri döken büyük bir sınıfın parçası olduklarını görüyorlardı. 15-16 Haziran’da barikatların üstüne üstüne yürüyen işçiler, işte böylesi aşamalardan geçerek güçlenmişlerdi.

İşçi köylü el ele

Engel boştur bu sele

Amele ırgat köle

Geliyoruz zincirleri kıra kıra hey…

Patronların kafasına vura vura hey

15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi karşısında patronlar hükümetin devreye girmesini istedi. Patronların imdadına koşan hükümet zırhlı birlikleri, askerleri ve polis barikatlarını işçilerin önüne diktiğinde, işçiler kurulan barikatları yara yara geçtiler. Büyük patronlar korkuyla İstanbul’dan kaçtılar. Hükümetse 16 Haziran gecesi sıkıyönetim ilan etti ve sokağa çıkma yasağı uyguladı. Fakat kısa süre içinde işçi düşmanı “yeni sendikalar yasası”nı iptal etmek zorunda kaldı. Yani tüm baskı ve yasaklamalara rağmen kazanan işçiler olmuştu.

Hâlâ durur o akşam, belleklerinde,
mayalanır durur, birlikte bakmanın derinliğiyle,
önüne geçilmez coşkusuyla, birlikte yürümenin,
bir ağızdan söylemenin güzelliğiyle bir şarkıyı,
birlikte sahip çıkmanın bir öfkeye
bir hesabı birlikte ödetmenin
“düşen kalır, bırakın ağlamayı”
demenin kutsal ve hüzünlü aleviyle
yaşayıp durur o haziran akşamı.

Bu direniş sonrasında DİSK fabrikalarda örgütlenerek büyümeye devam etti. İşçilerin bu büyük yürüyüşünün yarattığı muazzam etki 12 Mart 1971 darbesine rağmen kırılamadı. İşçilerin kararlı mücadeleleri toplumun öğrenciler, kadınlar, yoksul köylüler gibi değişik kesimlerinin de kendine güvenini arttırmış, örgütlenme ve hak arama mücadelesi daha da büyümüştü.

Güneşin türküsü bu hey hey hey hey hey

İşçinin kavgası bu hey hey hey hey hey

Aylardan hazirandı hey hey hey hey hey

İşçiler tarih yazdı hey hey hey hey hey

15-16 Haziran Genel Direnişi işçilerin birliğini, gücünü ve mücadelesini gösterir. Hak gasplarını, durdurmanın yolu birleşik mücadeleden geçiyor. 15-16 Haziran, bu topraklarda yaşanmış en büyük işçi eylemlerinden biridir. Üstünden neredeyse yarım yüzyıl geçmesine rağmen, işçi sınıfının bu büyük direnişini hafızalarımızda canlı tutmaya ihtiyacımız var. 15-16 Haziran, tarihine sahip çıkan işçilere cesaret ve ilham vermeye devam ediyor. Bu büyük direnişi anlatan şarkılar, marşlar, şiirler, mücadeleci işçilerin dilinden ve yüreğinden yayılıyor. Egemenlerin tüm kara çalmalarına rağmen bu büyük direnişin ruhu UİD-DER gibi mücadeleci işçi örgütlerinde taze tutuluyor.

Yaşasın 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi!

12 Haziran 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • DİSK Genel-İş Sendikası 17. Genel Kurulu “Halk İçin Demokrasiyi Türkiye İşçi Sınıfı Kuracak” sloganıyla 23 Ağustosta Ankara DSİ Genel Müdürlüğü konferans salonunda başladı. Genel Kurulun ilk gününe DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK’e ve KESK’...
  • İzmir Buca Ege Organize Sanayi (BEGOS) Bölgesinde kurulu olan ve Üniteks firmasına fason üretim yapan TR İnter Tekstil fabrikasında çalışan işçilere 2,5 aydan beri ücretleri ödenmiyor. TR İnter patronu işçilere bayrama kadar sürekli zorunlu fazla...
  • “Önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan çok daha zordur” demiş büyük bilim insanı Einstein. Gerçekten de insanlar önyargılı davrandıklarını kabul etmezler. Önyargılarını en doğru düşünceleri gibi sahiplenir, ısrarla savunurlar. Egemenler,...
  • Okuduğum zaman çok etkilendiğim, yaşanmış bir hikâyeyi sizinle paylaşmak istedim. Muhammed ve Sameer’in hikâyesi... Bir fotoğrafın hikâyesi… Bu iki insan yaklaşık 130 yıl önce Şam’da yaşadı. Yoksul emekçilerdi, yalnız yaşarlardı. Sameer kahvelerde...
  • Bir süre önce UİD-DER’in internet sitesinde bir mektup okumuştum. Başlık çok çarpıcıydı: “Her Şey Para Demek Değil!” Çok merak ettim, “böyle bir başlığın konusu ne olabilir?” dedim kendi kendime. Yazıyı açtım, merakla okumaya başladım. Bu mektubu...
  • Kaz Dağlarında altın arayan Alamos Gold adlı Kanadalı şirket ve onun yerli ortağı Doğu Biga Madencilik, şu ana kadar 200 bin civarında ağacı kesmiş ve doğada büyük bir tahribata yol açmıştır. Bu şirketler, siyanürle altın arıyor ve yerin altını...
  • Bursa Orhangazi’de bulunan Cargill fabrikasında Tekgıda-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten çıkarılan işçilerin mücadelesi sürüyor. 10 Temmuzda görülen işe iade davasının karar duruşmasında, mahkeme 14 işçinin haksız yere işten atıldığına ve...
  • Haksızlıklar karşısında susmayanlar için söylenen bir söz vardır, “doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.”  Bu topraklarda nice yazar, çizer, aydın, devrimci ve demokrat kişiler burjuvazinin ve faşist rejimlerin hedefi haline gelmiş, ama aydınlık...
  • Geçen gün bir internet sitesinde rastladığım haberde şöyle yazıyordu: “İşçi istifa etse de yıllık izin ücretini alabilecek!” Habere göre Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, kullanılmayan yıllık izinlerin ücrete dönüşmesiyle alakalı emsal nitelikte bir karar...
  • Merhaba arkadaşlar, bizler UİD-DER’in yetiştirdiği işçi, emekçi gençleriz. UİD-DER sitesinde emekçi kadınların ve sonrasında gençlerin yazdığı mektup bizlere de cesaret verdi. Bu nedenle Esenyurt’lu gençler olarak sizlerle kendi duygularımızı...
  • Yine bir üniversite sınavını ve tercih dönemini geride bıraktık. Milyonlarca genç, gelecek hayalleriyle beraber girdi sınava. Şimdi yüz binlerce öğrenci üniversitelere yerleşmiş olacak ve milyonlarcası ise umudunu bir başka bahara bırakırken,...
  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...