Navigation
 
00:00
 
00:00
1
2
3
4
5
6
7
8
9

Sınıfın Penceresinden

  • Sömürünün, salgınların, savaşların, işsizlik ve yoksulluğun olmadığı bir dünyada yaşayabiliriz. Bunun hayal olmadığını, en az yarın kadar mümkün ve gerçek olduğunu biliyoruz. Yaşadığımız çağda bunun tüm imkânları var. Ancak sermaye biriktirmeye dayalı kapitalist sömürü düzeni, insanın toplumsal mutluluğunu zerrece umursamıyor. Bu düzende milyarlarca insan bir avuç asalağın mutluğu için ter akıtıyor, acı çekiyor. Egemenlerin cenneti yoksulların sefaleti üzerinde yükseliyor.
  • Pandemiyi işçilerin haklarını gasp etmenin fırsatına çeviren patronların elindeki en kullanışlı silahın Kod 29 olduğunu sürecin başından beri vurguluyoruz. Zaman içinde emekçilerin gözünde teşhir olan Kod 29’a yönelik Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenleme yapıldı. Kod 29’un çalışma hayatında belirsizliklere yol açtığını söyleyen Bakanlık; “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan” hallerin tamamı için ayrı ayrı kodlar belirlendiğini açıkladı. Peki, bu ne anlama geliyor? Düzenleme gerçekten Bakanlık ve sermaye medyası tarafından iddia edildiği gibi Kod 29 mağduriyetini ortadan kaldıracak mı?
  • İnsan, toplumsal iletişim aracı olarak dil ve yazının yanı sıra sembollere de başvurur. Semboller duygu, düşünce ve hayalleri etkili şekilde anlatabilmenin, toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirmenin aracıdır. Döneme, coğrafyaya, kültüre göre farklılıklar gösterir. Kimi sembol ve imgeler ise evrenseldir. Hangi coğrafyada olursa olsun, hangi dilde konuşulursa konuşulsun aynı şeyi ifade eder. Ateş mesela özgürlüktür, yaşamdır, kararlılıktır. Karanlık insanlar için tehlikeli, ürkütücü ve bilinmezliklerle doludur. Aydınlık güvenlidir, mutlu yarınları muştular. Bu yüzden bütün kültürlerde karanlık ölümü ve kötülüğü; aydınlık ise yaşamı, iyiliği ve sevinci simgeler.
  • Emekçi kadınların ekmek ve gül mücadelesinin sembolü olan 8 Mart’ı geride bıraktık. “Emekçi Kadın: Direncin ve Değişimin Öyküsü” yayın akışımızın gösterdiği gibi; işçi sınıfı ve onun bir parçası olan emekçi kadınlar dirençleriyle, mücadeleleriyle büyük değişimler yaratmışlardır ve yaratmaya devam etmektedirler. Adaletsizlikleri, eşitsizlikleri görmeye başlayan, bunlara karşı sessiz kalınamayacağını kavrayan, ekmek kavgasını artık sınıf mücadelesi olarak gören ve her şeye rağmen bu mücadelenin içinde yer almaya başlayan kadınlar, değişme ve değiştirme gücü kazanırlar. Böyle kadınlar hep vardılar ve hep var olacaklar. Yaşamın yarısı olan emekçi kadınlar, bu nedenle dünyayı değiştirme mücadelesinin de yarısıdır aynı zamanda.
  • Hayat, toplum, dünya, insan, her şey ve herkes bir değişim ve dönüşüm içinde. Değişim hayatın gerçeği, olmazsa olmazı. Oysa ne çok duyar ya da söyleriz şu cümleleri: “Hiçbir şeyin değişeceğine inanmıyorum”, “İnsanların değişeceğine inanmıyorum”, “İtiraz etsem ne değişecek ki?”, “Böyle gelmiş böyle gider!” Pek çoğumuz kötü yönde değişim olacağına, yani her şeyin daha kötüye gideceğine kolaylıkla inanırız da sıra olumlu yönde değişime gelince buna bir türlü inanamayız. Hiç düşündük mü, nedir bize bu basmakalıp cümleleri kurdurtan, bizi bu yalanlara inandıran?
  • Kapitalistler sadece çeşit çeşit mallar, ürünler satmaz, olağanüstü başarı hikâyeleri de satarlar. Amazon, Microsoft, Disney, Apple, Tesla… Ya da yerli hikâyeler? Sabancı, Zorlu Holding veya Acun Medya… İmkânsızlıklardan doğan bu başarı hikâyelerinde her türlü sıkıntıya katlanıp dişini sıkan, sıfırdan başlayıp zengin olan “kahramanlar” vardır. Milyonların içinden sıyrılıp zirveye oturan bu “sıra dışı” insanların hikâyeleri en çok da yoksul gençlerin hayallerini süsler. Tam manasıyla “kapitalist yayıncılık” anlayışıyla basılıp yayılan bu hikâyelerin büyüsüne kapılanlar, gün sonunda tuzak bir soru sorarlar kendilerine: “Neden ben de olmayayım?”
  • Covid-19 salgınının daha başında patronlar ve iktidar temsilcileri “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” ve “yeni normal” söylemini dillerine doladılar. Aradan geçen bir yıllık süre zarfında yapılan “hukuksal” düzenleme ve fiili saldırılarla bu söylemle neyi kastettiklerini ortaya koydular. İşçiler ücretsiz izin, kısa çalışma, uzaktan çalışma dayatması, sendikal baskılar, Kod 29 ile işten atma gibi saldırılarla yüz yüze kaldılar. Covid-19 salgınını her anlamda fırsata çeviren patronlar, uzaktan çalıştırmanın verimliliğini bu süreçte bir kez daha test etmiş oldular. Ve gördüler ki, işçileri evden çalıştırmak hem daha az maliyetli hem de daha verimli! Böylece dünyada olduğu gibi Türkiye’de de uzaktan çalıştırılan işçi sayısı pandemi sürecinde arttı, şimdi de kalıcı hale getiriliyor.
  • İktidar, ne pahasına olursa olsun varlığını sürdürmek, toplumu istediği gibi şekillendirmek, devlet kaynakları üzerinde oturmaya devam etmek istiyor. Bu yüzden olağanüstü gündemler eşliğinde siyasal gerilimi ve kutuplaşmayı alabildiğine keskinleştirmeye, muhalefeti parçalamaya, bilinçleri felçleştirmeye, emekçilerin odağını kaydırmaya ve gerçek sorunların üzerini örtmeye çalışıyor.
  • Çözülemeyen sorunlar, kibir ve büyüklenme içindeki iktidar sözcülerinin sorunların çözümüne odaklanmak yerine akşam sabah tehditler savurmaları, topluma korku salmaya çalışmaları her geçen gün daha fazla insanda bıkkınlık yaratıyor. İşçiler, işyerlerinde ve dost sohbetlerinde şikâyetlerini dile getiriyor, yaşadıkları koşullardan hoşnut olmadıklarını ifade ediyorlar.
(09.04.2021)
Pandemi süreci başladığından beri Kod 29 ile işten çıkarılan işçilerin sayısı 200 bini buldu. İşçi sınıfına karşı genel bir saldırıya...
İşçi Dayanışması, No: 156
(07.04.2021)
İnsan, toplumsal iletişim aracı olarak dil ve yazının yanı sıra sembollere de başvurur. Semboller duygu, düşünce ve hayalleri etkili...
(07.04.2021)
AKP’li belediye yönetimi tarafından işten atılan İstanbul Bayrampaşa Belediye işçileri hakları için mücadele ediyor. Aralarında işyeri...
(06.04.2021)
Geçtiğimiz ay genç Sarah Everard isimli genç bir kadının bir polis tarafından kaçırılıp öldürülmesinden bu yana İngiltere’de polise, sağcı...
(06.04.2021)
Sendikalı oldukları için Kod 29 bildirimiyle tazminatsız işten atılan, aralarında PTT-Sen yöneticilerinin de olduğu işçiler, haklarını...
İşçi Dayanışması, No: 156
(05.04.2021)
Emekçi kadınların ekmek ve gül mücadelesinin sembolü olan 8 Mart’ı geride bıraktık. “Emekçi Kadın: Direncin ve Değişimin Öyküsü” yayın...

Sayfalar

Aydınlı’dan bir deri işçisi
(14.04.2007)

Merhaba dostlar.

Gazi mahallesinden bir sağlık emekçisi
(14.04.2007)

Dostlar merhaba,

Aydınlı’dan bir kadın işçi
(14.04.2007)

UİD-DER işçi haklarıyla ilgili bir seminer daha düzenledi.

Kağıthane’den bir işçi
(14.04.2007)
19 Şubatta, Ümraniye’de yapılmakta olan ve benim de çalışmakta olduğum Yeşil Vadi Konakları adında bir inşaatta, öğlen mesaisinden...
UİD-DER'li işçiler
(14.04.2007)

Selâm dostlar, bütün dünya işçilerine selâm.

Aydınlı’dan UİDDER’li işçiler
(14.04.2007)

8 Mart günü Deri-İş sendikasında 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle bir etkinlik...

Sayfalar

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

(19.04.2021)
Bizler özel hastanede çalışan kadın sağlık işçileriyiz. Birlikten doğan gücümüzün mutluluğunu sizlerle paylaşmak istiyoruz. Yaptığımız iş ağır ve tehlikeli...
(12.04.2021)
2022 yılında Katar’da düzenlenecek Dünya Kupası için uluslararası müsabakalar yakın zamanda başladı. Müsabakalar sırasında ve sonrasında Almanya, Norveç,...
(01.04.2021)
Kapitalizm küreselleştikçe dünya işçi sınıfının kaderi ortaklaştı. Dünyanın herhangi bir ülkesindeki direniş ya da grev diğer ülkeleri etkileyebiliyor. Bu etki...
(24.03.2021)
Aylardır işsiz olduğunuzu düşünün, sonunda başvurduğunuz bir işyeri size dönüş yapıyor ve “Pazartesi günü gel başla” diyor. Dünyalar sizin oluyor. Çünkü iş...
(21.03.2021)
İşyerinde neden birlik olmamız gerektiği konusunda sohbet ediyorduk. Bizden yaşça büyük abilerimiz de 15-16 Haziran büyük işçi mücadelelerinin yaşandığı dönemi...
(12.04.2021)
Çiftçiler Ayakkabı fabrikasında çalışan işçiler patronun keyfi uygulamalarına, yaptığı haksızlıklara karşı defalarca seslerini duyurmaya çalışmış, ancak...
(09.04.2021)
Pandemi süreci başladığından beri Kod 29 ile işten çıkarılan işçilerin sayısı 200 bini buldu. İşçi sınıfına karşı genel bir saldırıya dönüşen Kod 29’a karşı...
(30.03.2021)
AKP’li İstanbul Bayrampaşa Belediyesi tarafından işten çıkarılan işçiler, belediye önünde açıklama yaptılar. Bakırköy Belediyesi’nde DİSK/Genel-İş üyesi...
(28.03.2021)
Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde mutfak eşyaları üreten Cem Bialetti’de toplu sözleşme görüşmeleri 11 Kasım 2020’den bu yana devam ediyordu. Birleşik Metal-İş...
(27.03.2021)
Pandemi süreciyle birlikte işçi ve emekçilerin sorunları dağ gibi birikti. Kötü çalışma koşullarına karşı ses çıkartan, haksızlığa karşı duran işçiler ücretsiz...
(19.04.2021)
İngiltere’de polis yasası karşıtı eylemler ülke geneline yayılarak devam ediyor. “Polis, Suç ve Ceza Mahkemeleri Yasa Tasarısı”na tepkiler ülke çapında...
(15.04.2021)
2019 yılına emekçilerin dünyanın dört bir yanında ekonomik krize, yoksulluğa, yolsuzluğa ve adaletsizliğe karşı isyanları damga vurmuştu. Bir isyan yılı olan...
(11.04.2021)
ABD’nin Alabama eyaletinde Warrior Met şirketinin kömür madenlerinde çalışan 1100 maden işçisi greve çıktı. Amerika Birleşik Maden İşçileri Sendikası’na (UMWA...
(01.04.2021)
Kapitalizm küreselleştikçe dünya işçi sınıfının kaderi ortaklaştı. Dünyanın herhangi bir ülkesindeki direniş ya da grev diğer ülkeleri etkileyebiliyor. Bu etki...
(28.03.2021)
İtalya’da FedEx işçilerinin mücadelesi 2020 Nisanından bu yana sürüyor. Pek çoğu göçmen olan işçiler defalarca polis saldırısıyla karşılaşmalarına rağmen...
(07.04.2021)
İnsan, toplumsal iletişim aracı olarak dil ve yazının yanı sıra sembollere de başvurur. Semboller duygu, düşünce ve hayalleri etkili şekilde anlatabilmenin,...
(21.03.2021)
UİD-DER’in sitesinde üç gün boyunca 8 Mart dünya emekçi kadınlar gününü ve önemini anlatan çok güzel ve anlamlı bir akış yayınlandı. Biz emekçiler için neden...
(20.03.2021)
Siyasi iktidar uzun zamandır maceracı bir dış politika yürütüyor. Bu nedenle hem uluslararası alanda hem de ekonomik alanda ciddi bir sıkışıklık yaşıyor....
(20.03.2021)
Merhaba dostlar. 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Gününü geride bıraktık. Bir gün olarak 8 Mart geride kaldı belki ama UİD-DER’in etkinlik ve çalışmalarına...
(20.03.2021)
Merhaba dostlar. Bir yıl önce 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırlanmış etkinliğimizi büyük bir coşkuyla gerçekleştirmiştik. Sonrasında koronavirüs...
(01.04.2021)
Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde atık kâğıt toplayarak ekmeğini kazanan Suriyeli bir emekçi geçtiğimiz günlerde 3 kişinin saldırısına uğradı. Önce kamyonla...
(06.12.2020)
Birkaç gün önce bir Suriyeli abi ile tanıştım. Abinin adı Hüseyin. Hüseyin abi üç yıldır Türkiye’de ve paket servis işlerinde çalışıyor. Ancak firmalar ona...
(18.11.2020)
Öncelikle “İşçiler Devrim Yaptı, Ayaklar Baş Oldu” akışında emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. İşçi sınıfının mücadele saflarına yeni katılan ve sınıf...
(16.11.2020)
UİD-DER’in “İşçiler Devrim Yaptı, Ayaklar Baş Oldu” yayın akışını birlikte takip etmek için Gebzeli bir grup işçi olarak bir araya geldik. Pazar günü olmasına...
(15.11.2020)
Genç işçi ve öğrenciler olarak, geleceği şekillendirmek üzere şanlı geçmişimizin deneyimleriyle donanmamız bugün çok daha büyük bir önem taşıyor. Gerçeklerin...
(04.03.2021)
Mart ayında koronavirüs hayatımıza gireli bir yıl olacak. Bu bir yıl yine patronlara yarayıp emekçilere zehir oldu. Bu süreci öyle bir kullandılar ki rahatça...
(02.03.2021)
Koronavirüs salgınının başından beri birçok işyeri sözde önlemler alarak işçileri dibine kadar sömürmeye devam ediyor. Sözde bizim sağlığımız her şeyden...
(01.03.2021)
Kapitalizmin yarattığı eşitsizlikler can yakmaya, can almaya devam ediyor. Egemenler teknoloji çağının nimetleriyle keyif sürüyor ama emekçiler açlıktan,...
(17.02.2021)
İşsizliği, yoksulluğu ve ekonomik krizi en ağır şekilde yaşayan ve bunların yarattığı psikolojik sorunlarla boğuşan bir kesim de işçi sınıfının gençleri....
(15.02.2021)
Merhaba dostlar. İşçi Dayanışması’nın son sayısını hepimiz okuduk. Her sayfası, her satırı adeta yeşilinden sarısına, kırmızısından turuncusuna rengârenk...

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

UİD-DER Aylık Bülteni

Köşeler