Navigation

Buradasınız

Patronların Tatlı Kâr Kaynağı: Çocuk İşçiler

Kasım 2010, No: 32

Kimi zaman mendil ya da su satarken, kimi zaman bir oto tamir atölyesinde çalışırken, kimi zaman da ayakkabı boyarken görürüz küçücük çocukları. Bunlar hemen her gün gördüklerimiz. Ama tekstilden metale, tarladan maden ocaklarına kadar daha görmediğimiz pek çok yerde çocuk işçiler çalışıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2006 yılında yayınlanan verilerine göre Türkiye’de 1 milyona yakın çocuk işçi var. Aslında gerçek rakamlar bunun çok üzerinde. Üstelik çalışan çocukların çok büyük bir kısmı kayıt dışı istihdam ediliyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2004 yılında yürürlüğe giren çocuk ve genç işçilerin çalıştırılması usul ve esasları hakkında yönetmeliğine göre, çocukların hangi yaşta ne tür işlerde çalıştırılabileceği belirlenmiş durumda. Bu yönetmeliğe göre 14 yaşın altında çocuk işçi çalıştırmak yasak. 14 yaşındaki çocukların çalışabileceği işler de tanımlanmış yönetmelikte. Buna göre, 14 yaşını bitirmiş ama 15 yaşını doldurmamış çocuk işçiler, yardımcı büro işleri, düşme ve yaralanma riski olmayan meyve sebze toplayıcılığı, satış ve paketleme gibi hafif işlerde çalıştırılabilirler. Bu çocuklar şayet okula gidiyorlarsa günde iki saatten fazla, okulu bitirmiş iseler günde 7 saat ve haftada 35 saatten fazla çalıştırılamazlar. 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını tamamlamamış işçiler ise günde 8 saat ve haftada 40 saatten fazla çalışamazlar. Ayrıca 18 yaşını doldurmamış işçilerin ağır ve tehlikeli işlerde, gece vardiyalarında, sürekli ayakta çalışmayı gerektiren işlerde çalıştırılmaları yasak.

Yasalar bunları söylüyor, peki gerçekte Türkiye’de durum ne? Örneğin, Zonguldak’ta özel bir maden ocağında meydana gelen iş kazasında 17 yaşında gencecik bir işçi hayatını kaybetmişti. Oysa maden işkolunda 20 yaş altında işçi çalıştırmak tehlikeli, 18 yaş altında işçi çalıştırmak ise yasak. Tekstil atölyelerinde çocuk işçi çalıştırılması çok yaygın. Küçücük çocuklar bırakın günde 7 saat çalışmayı 12-14 saat çalışıyorlar, asgari ücret bile alamıyorlar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de hakarete, hatta dayağa maruz kalıyorlar. Oto tamir atölyelerinde küçücük bedenlerinin kaldırabileceğinden çok daha yüksek bir tempoda çalışmaya zorlanıyorlar. Okullar kapandığında dilediğince oyun oynamak yerine tarlaya, çapaya giden yüz binlerce çocuk var.

Söz konusu olan patronların dizginsiz sömürüsü olunca bütün dünyada çocuklar bu sömürüden nasibini alıyor. Örneğin Afrika’da altın madenlerinde binlerce çocuk çalıştırılıyor. Bu çocukların arasında 4 yaşında bile olanlar var. Çocukların çalışırken temas ettikleri civa uzun vadede beyinde ölümcül hasarlar oluşturuyor. Tümör, körlük, böbrek hastalığı ve konuşma bozukluğuna da neden oluyor. Ama bu çocuklar açlıktan ölmemek için (günde en fazla 2 dolar alıyorlar) yavaş yavaş ölmeyi tercih etmek zorunda bırakılıyorlar. Hindistan’da ise futbol topu dikiminde çalışan en az 10 bin çocuk var. Bir çocuğun ortalama 4 saatini alan bir topun karşılığında alınan ücret ise sadece 6 cent (10 kuruş). Örneğin, Mcdonalds’ın dağıttığı oyuncaklar Çin’de karın tokluğuna çalışan çocuklar tarafından üretiliyor. Üstelik günde 16 saat çalışarak!

Türkiye’de ve dünyada çocuk işçilik sorunu kapitalizm var olduğundan beri var aslında. Peki, neden bu kadar işsizlik varken yetişkinleri değil de küçücük çocukları çalıştırmayı tercih ediyor patronlar? Çünkü çocuklar savunmasızdır, sömürü karşısında sesini çıkaramayacak kadar küçüktür. Ailesini geçindirmek durumunda olan bir yetişkinin alacağı ücretten çok daha düşük ücret almaya razıdırlar. Peki ya çocukların zihinsel, fiziksel ihtiyaçları? Onların henüz gelişmekte olan bünyelerinin zarar görüyor olması? Ömürlerinin kısalması, psikolojilerinin bozulması? Bütün bunların patronlar için bir önemi var mı? Niye olsun ki! İşçi dediğin patronların gözünde birer konuşan makine! Bozuldu mu, hemen gönder yenisi gelsin!

Sorunun bal gibi de farkında olan devlet ise sadece göstermelik yasalar çıkarmakla yetiniyor. Çocuk işçileri ya görmezden gelmeyi tercih ediyor ya da aileleri suçlayarak patronları aklamaya çalışıyor. Gözünü para hırsı bürümüş, insanlıktan çıkmış anne babalar çocuklarını okutmak yerine çalıştırıyorlar deniyor. Hangi anne baba gerçekten de üç kuruş için çocuğunun sokaklarda, atölyelerde heba olmasını ister ki? Hadi diyelim ki aileler kabahatli. Peki, babayı işsiz bırakıp çocuğunu üç kuruşa çalıştırmayı tercih eden patronun hiç mi kabahati yok? Buna göz yuman devletin, hükümetlerin hiç mi kabahati yok? Göstermelik yasalar çıkarmakla, istatistikî bilgiler yayınlamakla bu sorun çözülür mü?

Elbette ki çözülmez. İşçi sınıfının her sorununda olduğu gibi bu sorunda da tek çözüm işçi sınıfının örgütlü mücadelesidir. Neden mi? Çünkü örgütlenip insan gibi yaşayabileceği bir ücreti patronlardan söke söke alan bir işçi ailesi elbette ki çocuğunu çalıştırma ihtiyacı duymayacak. O zaman işçi çocukları da oyunlarını oynayacak, sosyal aktivitelere katılacak, fiziksel ve zihinsel gelişimleri normal olacak.

12 Kasım 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...
  • Merhaba dostlar, işçi ve emekçiler olarak hayatımızın her alanında kapitalist sistemin bize dayattığı ağır şartları yaşıyoruz. Bu sistem bizi hayatın her alanında eziyor. Yıllarca okuyup aylarca işsiz kalan ve henüz yeni iş bulabilmiş genç bir...
  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...