Navigation

Buradasınız

Maden-İş’li İşçiler Sözleşme Taleplerini Nasıl Oluştururlardı?

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 140
On binlerce metal işçisini ilgilendiren MESS grup sözleşme görüşmeleri başladı. Metal işçilerinin bağlı olduğu sendikalar tarafından hazırlanan talepler, işveren sendikası olan MESS’e kabul ettirilmeye çalışılacak. Başta metal işçileri olmak üzere pek çok sektörde çalışan işçilerin gözü kulağı nasıl bir sürecin izleneceğinde ve talep edilen zam oranlarının ve sosyal hakların kabul edilip edilmeyeceğinde…

On binlerce metal işçisini ilgilendiren MESS grup sözleşme görüşmeleri başladı. Metal işçilerinin bağlı olduğu sendikalar tarafından hazırlanan talepler, işveren sendikası olan MESS’e kabul ettirilmeye çalışılacak. Başta metal işçileri olmak üzere pek çok sektörde çalışan işçilerin gözü kulağı nasıl bir sürecin izleneceğinde ve talep edilen zam oranlarının ve sosyal hakların kabul edilip edilmeyeceğinde… Sektörün büyüklüğü ve ekonomide tuttuğu yer düşünüldüğünde, geçmişten bugüne kadar metal işçilerinin toplu sözleşme süreçleri pek çok açıdan önemli olmuştur. Metal işçilerinin somut taleplerini oluşturması ve patron örgütü MESS’e kabul ettirebilmesi, bugün içinden geçtiğimiz kriz koşullarında çok daha fazla önem kazanmaktadır.

1980’den önce yapılan toplu sözleşmelerde ve ücret düzeyinin yükseltilmesinde önemli başarılar elde eden sendikalardan biri Maden-İş Sendikasıydı. Maden-İş, işçileri eğiten, bilinçlendiren, örgütleyen ve patronlar karşısında güçlendiren bir sendikaydı.

Toplu sözleşmelerde işçi sınıfının elinin daha güçlü olduğu, dolayısıyla taleplerini kabul ettirebildiği örneklere dönüp bakalım. 1980’den önce yapılan toplu sözleşmelerde ve ücret düzeyinin yükseltilmesinde önemli başarılar elde eden sendikalardan biri Maden-İş Sendikasıydı. Maden-İş, işçileri eğiten, bilinçlendiren, örgütleyen ve patronlar karşısında güçlendiren bir sendikaydı. Toplu sözleşme dönemlerinde elde edilen kazanımlarla da dosta düşmana nasıl bir mücadele örgütü olduğunu gösteriyordu. Patron örgütleri Maden-İş’e diş geçiremeyeceklerini bilirlerdi. Peki, neydi Maden-İş’i bu denli güçlü yapan hususlar?

Maden-İş Sendikasının temel ilkesi “tabanın söz ve karar sahibi olması” idi ve bu ilke Maden-İş’in gücüne güç katıyordu. Sendikanın toplu sözleşme dairesi bu ilkeye göre yapılanmakta ve sözleşme sürecinde bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalınmaktaydı. Toplu sözleşme dönemlerinde asıl olarak tabanın ne kadar söz ve karar sahibi olduğu ortaya çıkıyordu. Sendikanın bağımsız bir üst yapı olarak davranması ve işçilerden kopuk bir şekilde talepler oluşturması söz konusu değildi, olamazdı. İşverenle yapılacak sözleşmede işçilerin ne istediği, ne talep ettiği, öyle üstünkörü bir şekilde ve “dostlar alışverişte görsün” mantığıyla sorulmazdı. İşçilerin ne istediği gerçekten belirleyici olurdu. Toplu sözleşme sürecinin nasıl ilerlediği, müzakerelerin ne durumda olduğu konularında işçiler temsilciler aracılığıyla bilgilendirilir ve işyerlerinde panolara son durum hakkında bildirgeler asılarak üyelerin görüşü alınırdı.

Sözleşme döneminin ilk yıllarında hazırlıklar üyelere dağıtılan dört sayfalık anket formları ile başlıyordu. Sonraları bunun yerine yüz yüze temasa geçildi. Temsilciler işyerinde toplantılarla hazırlanan taslakları sendikaya iletir ve sendika da bunun üzerine bir çalışma yapardı. Nihayetinde sendika, resmi teklifi hazırlar ve işyerindeki bütün üyelerin katılımıyla yapılan toplantıda duyururdu.  İşçilere danışmadan hatta kimi zaman haber bile vermeden sözleşme imzalayan bugünün birçok sendikasının aksine Maden-İş, hazırlanan taslak üzerine incelikli bir şekilde çalışırdı. Toplu sözleşme taslakları işyeri koşullarına göre hazırlanır ve üyelerin birebir katılımı ve rızası üzerine inşa edilirdi.

Sendika ile işçilerin ortaklaştığı taleplerin yer aldığı taslaklar hazırlandıktan sonra Maden-İş ile MESS karşı karşıya gelirdi. Sendikanın toplu sözleşme dairesi birkaç prensip üzerinde dururdu. Görevli sendika uzmanı yetki alınmasından sözleşmenin onaylanmasına kadar geçen süreyi, her aşamada işyeri temsilcilerine, dolayısıyla üyelere raporlayarak yönetirdi. İşçiler izleyici konumda kalmaz, bu sürecin aktif birer unsuru olurlardı. İşçiler bir vaat beklemiyor, taleplerini, örgütlülüğü ve dayanışmayı arttırdıkları ölçüde kabul ettirebileceklerini biliyorlardı.

Sendika, işçilerin işverene karşı haklarını, ancak birleşerek savunabilmeleri gerçeğine dayanır. Sendika aynı zamanda tek tek işyerlerindeki işçilerin taleplerini ortak hedefler haline getirebildiği oranda başarılı olabilir. Sendikalar, işçi sınıfının sadece ekonomik hakları için mücadele eden örgütler değildir. Sendikalar işçi sınıfının demokratik ve sosyal hakları için de mücadele etmeli ve kapitalist sömürüye karşı çıkmalıdır.

İşçiler dün örgütlülüklerini güçlendirerek taleplerini kabul ettirmişlerdi. Geçmişte sınıf kardeşlerimizin giriştikleri mücadelelerle kazandıkları ve bize bıraktıkları hakları ancak ve ancak aynı yöntemlerle korur ve ilerletebiliriz.

30 Ekim 2019

Son Eklenenler

  • Kendisini sermayeyi büyütmeye adamış kapitalist egemenler, bu uğurda sürekli politika geliştirmişlerdir. Örneğin yıllarca evin dört duvarı arasına sıkıştırılmış kadın emeği, patronların ihtiyacı olduğunda derhal fabrikalara yönlendirilmiştir. 1....
  • Onların isimlerini okul kitaplarından öğrendik. “Yeni Dünya”nın kurucuları olarak bahsediliyordu onlardan. “İlkellere”, “vahşilere” medeniyet götürmüşlerdi çünkü. Yıllarca Batı uygarlığının kahramanları, medeniyetin sembolleri olarak anılıp...
  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda ardı ardına patlamalar meydana geldi. Fabrikada 200 civarı işçinin çalıştığı belirtilirken, şu ana kadar 4 işçinin hayatını kaybettiği, içinde durumu ağır olanların...
  • Yaşadığı çağı anlamlandırmaya çalışan insan, tarih boyunca geleceğe yönelik çeşitli tasavvurlarda bulundu. Mesela edebiyat tarihinin ilk bilimkurgu yazarı olarak bilinen Samsatlı Lukianos, bir eserinde dönemin en hızlı teknolojik aracı olan...
  • Merhaba arkadaşlar. Ben özel sektörde çalışan bir eğitim emekçisiyim. Her yıl 10 aylık sözleşmelere imza atıp 3 kuruşa yaşamaya çalışan binlerce öğretmenden biriyim. Haftanın altı günü sabah 9’dan akşam 7’ye en az 10 saat, posamız çıkana kadar...
  • Selam olsun 15-16 Haziran büyük işçi direnişini miras bırakan işçi sınıfına, selam olsun sınıfımızın tarihini bizlere taşıyan derneğimiz UİD-DER’e! Derneğin sitesinde yayınlanan akışı okurken ve izlerken kendimi son derece mutlu ve gururlu hissettim...
  • 8 yaşında bir kız çocuğu hayata dair ne kadar şey bilebilir? Hayatın yükünü ne kadar sırtlayabilir? Adı üstünde çocuk… Çocuk oyun oynamak ister, gülmek ister. Gelecek henüz çok uzaktır onun için. Büyümek için, hayatın yükünü taşımak için önünde daha...
  • ABD’de ırkçı bir polis, gözaltına aldığı siyah Amerikalı George Floyd’un boynuna dizini dakikalarca bastırarak öldürdü. Ölmeden önce defalarca “nefes alamıyorum” diye haykıran Floyd’un katledilişi, ABD’de büyük yankı uyandırdı. Ülke çapında başlayan...
  • Koronavirüs, tek derdi kâr etmek olan patronlar için büyük bir fırsata dönüştürüldü. Zaten sinekten yağ çıkartırcasına bizleri çalıştıran patronlara, muazzam bir vurgun kapısı daha açılmış oldu. Ekranlarda işçilerin sağlığını düşünüyoruz diyenler,...
  • İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), Emeklilik Çağında Çalışan İşçiler İş Cinayeti Raporu hazırladı. Rapora göre, 2013-2019 yılları arasında “emeklilik çağında çalışan” en az 1925 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda...
  • İş kazalarının en sık yaşandığı sektörlerin başında inşaat sektörü geliyor. İnşaat sektörü işçilerin sendikasız ve güvencesiz çalıştırıldığı sektörlerin başında geliyor. Yevmiye usulü ve çoğunlukla sigortasız çalıştırılan işçiler taşeron firmaların...
  • ABD’de siyah bir emekçinin polis tarafından sokak ortasında vahşice katledilmesinin ardından başlayan protesto gösterileri dünyanın çeşitli ülkelerine de yayıldı. Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı dillerde, siyah beyaz, kadın erkek, genç yaşlı yüz...

UİD-DER Aylık Bülteni