Buradasınız
Samandağ Sağlık Koordinasyonundan Acil Önlem Çağrısı

Depremin vurduğu illerde barınma, hijyen, ısınma, beslenme gibi temel yaşamsal ihtiyaçlar hâlâ karşılanmış değil. Bu alanlarda sorunlar ağırlaşarak devam ederken sağlık sorunları ve bulaşıcı hastalık riski de giderek büyüyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) başta olmak üzere pek çok emek ve meslek örgütü, yetkilileri bulaşıcı hastalık riskine karşı derhal harekete geçmeye çağırıyor. Samandağ Sağlık Koordinasyonu 3 Martta bir basın açıklaması gerçekleştirerek konuya dikkat çekti. Aşağıda Koordinasyon’un çağrısını yayınlıyoruz:
Samandağ’da Bulaşıcı Hastalıklar Kapıda! Yetkilileri Derhal Adım Atmaya Çağırıyoruz!
- Samandağ’da koruyucu sağlık hizmetleri çökmüş durumdadır. Az sayıdaki ASM’de sağlık emekçilerinin özverisi ile çok sınırlı bir hizmet yürütülmektedir. Bu sebeple, gebe ve bebek izlemleri neredeyse yapılamaz durumdadır. Gebe ve bebek aşılamaları sadece 2 ASM’de ve yetersiz şekilde yapılabilmektedir.
- İlçeye gebe izlemleri, gebe ve çocuk aşılamaları yapması için resmi olarak görevlendirilmiş olan sağlık emekçilerine, günler geçmesine rağmen aşı, aşı dolabı, bilgisayar ve internet erişimi temin edilmemiş durumdadır.
- İlçede ayakta kalan tek hastane olan Samandağ Devlet Hastanesinde, 20 Şubattaki Hatay depremleri sonrasında sadece acil sağlık hizmetleri verilmektedir. Büyük bir özveriyle hastanede çalışmakta olan gönüllü sağlık emekçilerinin yeterli ve dengeli şekilde beslenebilmesi için yeterli bir organizasyon bulunmadığı gözlemlenmiştir. Son 3 gündür sağlık emekçilerine yemek temini ilçedeki gönüllüler tarafından yapılmaktadır.
- TTB ve SES’in köylerde yaptığı sağlık taramalarında tetanoz aşısı olmamış gebe ve topuk kanı alınmamış yenidoğan tespiti yapılmıştır. Köylerde çadır temini yapılmamış yurttaşlar mevcuttur. İnsanlar toplu şekilde seralarda, sağlık açısından uygun olmayan koşullarda yaşamaktadırlar.
- İlçede gönüllü olarak sağlık hizmeti verilmekte olan tüm noktalarda kaygı verici düzeyde uyuz ve bit vakası görülmektedir. Bu vakalar için yeterli düzeyde ilaç bulunmamaktadır. Yeterli ilaç bulunsa dahi, bu hastalıkların önlenebilmesi için hijyen olanakları yetersizdir. İnsanlar duş alamamakta ve çamaşırlarını yıkayamamaktadır. İlçede derhal ve yeterli sayıda çamaşırhaneler kurulmalıdır. İlçe merkezindeki şebeke suyunda gerçekleştirdiğimiz testte suyun klorlanmış olduğunu gözlemledik. Klorlama işlemi titizlikle devam etmelidir. Su tankerleriyle kullanma suyu ihtiyacının giderildiği yerlerde de klorlama işlemi yapılmalı ve denetlenmelidir.
- İlçe merkezinde dahi insanların dış ortamlarda tuvalet ihtiyaçlarını gidermeye çalıştıkları gözlemlenmiştir. İlçe genelindeki tuvalet sorunu derhal çözülmeli ve hijyenik koşulları sağlanmalıdır.
- Gönüllü sağlık emekçilerine çok sayıda ağızda uçuk vakası başvurmaktadır. Stres kadar ağız ve diş hijyeninin sağlanması konusundaki eksiklikler buna sebep olmaktadır.
- Gönüllü sağlık emekçilerine çok sayıda göz enfeksiyonu olan hasta başvurmaktadır. Enkaz kaldırma çalışmaları ve diğer inşaat işleri dolayısıyla ilçe merkezinde ciddi bir toz ve hava kirliliği oluşmaktadır. Enkaz kaldırma işlemleri sırasında sulama işlemleri yapılmamakta ve ne işçilere ne de halka FFP2 veya FFP3 tipi maskeler temin edilmemektedir.
- Barınma, ısınma, duş, tuvalet, su, toz ve hava kirliliği problemleri çözülmedikçe enfeksiyon hastalıklarının salgına dönüşmesi durdurulamayacaktır.
- İlçede diş sağlığı hizmeti veren tek bir klinik dahi bulunmamaktadır. Bu sorunun en yakın zamanda çözüme kavuşması gerekmektedir.
- İlçe merkezinden 112’ye yapılan başvurularda, ambulansların geliş süresi ortalama 40 dakikadır. Bu durum, sağlık açısından ciddi sonuçlara ve ölümlere yol açabilir.
- Deprem sonrası birçok gebe, bebeğinin yaşayıp yaşamadığı yönünde sıkıntı yaşamıştır. Gönüllü sağlık emekçilerinin özel çabasıyla yapılan ultrason tetkikleri ile bu soruna cevap üretilmeye çalışılmıştır.
- İlçe genelinde çocuklar için olan antibiyotikler neredeyse tükenmiş durumdadır.
- Nebülizatörler yetersizdir. Düzenli kullanmakta olan hastaların makineleri ya enkazda ya da binalarda olduğu için ulaşılamaz durumdadır.
- Kendileri de afetzede olan sağlık emekçileri, yaşam koşulları iyileşene ve kendilerini hazır hissedene kadar çalışmaya zorlanamazlar. Afetzede olan sağlık emekçilerinin psikososyal rehabilitasyonları için derhal harekete geçilmelidir. Afetzede sağlık emekçilerinin istedikleri şehirlere atanmaları için gerekli kolaylaştırma sağlanmalıdır.
- Aile planlaması için derhal harekete geçilmesi gerekmektedir. Doğum kontrol yöntemleri konusunda halk bilinçlendirilmeli ve başta kondom olmak üzere insanların bu yöndeki ihtiyaçları karşılanmalıdır. İstenmeyen bir gebelik sonucu deprem bölgesindeki bir kadının yaşayacağı çaresizliği göz önünde bulundurarak, bu konuda yetkilileri derhal adım atmaya çağırıyoruz.
- Barınma, beslenme ve sağlık hizmetleri bakımından hâlâ sürmekte olan eksikliler, afetzedeler için ilçede yaşamı sürdürmenin imkânsızlaşmasına doğru ilerlemesi bakımından kaygı vericidir. Samandağ halkı, bu politikanın bölgenin insansızlaştırılması veya kültürel dokusunun bozulması için uygulandığı konusunda kaygı taşımaktadırlar. Bu kaygının giderilmesi sorumluğu kamu otoritesinden sorumlu olan yetkililerindir.
Samandağ’daki sağlık hizmetlerindeki yetersizlik, gönüllü sağlık emekçilerinin çabasıyla giderilemez boyuttadır. Sağlık hizmetlerinin birinci ve ikinci basamaktaki kurumsallığının yeniden tesis edilmesi gerekmektedir. 6 Şubat 2023 tarihinden bu yana bu yönde yeterli adımların atılmamış olması kabul edilemezdir. Yetkilileri çok acil bir şekilde adım atmaya çağırıyoruz.
SAMANDAĞ SAĞLIK KOORDİNASYONU
- 17 Ağustos Depreminin 26’ıncı Yılı: Deprem Değil Yağmacı Düzen Öldürüyor!
- İkinci Yılında Depremin Anlattıkları
- 6 Şubatta Emekçiler Haykırdı: “Unutmak Yok, Affetmek Yok, Helalleşmek Yok!”
- 6 Şubat Depremlerinin 2. Yılı: Felaketlerin Hesabını Örgütlü İşçiler Soracak!
- 6 Şubat Depremlerinde Yaşamını Yitirenler İstanbul’da Anıldı
- 1999’dan Bugüne Önlem Yok, Adalet Yok!
- Toplu Konut Değil, Toplu Mezar!
- Patronlara Yeni Teşvikler, Emekçilere Derinleşen Yıkım
- Felaketlerden Dayanışmayla Kurtuluruz
- Avcılar’da 6 Şubat Depremleri Anması
- Beşiktaş’ta 6 Şubat Anması: Unutmadık!
- Depremin Yıldönümünde Yükselen Sesler: Unutmak, Affetmek Yok!
- Hesap Sormazsak Aynı Acıları Yaşamaya Mahkûmuz!
- 6 Şubat 2023’ün Ardından
- 6 Şubat Depremlerinin Birinci Yılı: Asrın Kötülüğünü Unutma, Unutturma!
- Japonya’da Depremler Can Aldı
- 17 Ağustostan 6 Şubata: Bu Sesi Duyan Yok!
- Depremi Yaşadık, Cehennemi Yaşıyoruz!
- Samandağ Halkı: “Deprem Öldürmedi Asbestle Öldürecekler!”
- “Devlet Baba” Kime Hizmet Ediyor?
- Dayanışmamızı Yok Etmek İsteyenlere İnat, Buradayız!
- “Ah” Etmeyelim, Birbirimize Bir Söz Verelim
- Felaketlerden Dayanışmayla Kurtuluruz
- Unutma, Örgütlen, Hesap Sor!
- Depremin Yıldönümünde Yükselen Sesler: Unutmak, Affetmek Yok!
- Hesap Sormazsak Aynı Acıları Yaşamaya Mahkûmuz!
- 6 Şubat 2023’ün Ardından
- 6 Şubat Depremlerinin Birinci Yılı: Asrın Kötülüğünü Unutma, Unutturma!
- Malatyalı Kadın Tekstil İşçisi İle Deprem ve Kadın İşçiler Üzerine Söyleşi
- “Depremin Yaraları Sarılıyor” mu?
- Depremi Yaşadık, Cehennemi Yaşıyoruz!
- 6 Şubat, UİD-DER’le Tanışmam ve Sonrası
- “Bu Yaş Bu Çimeni Büyütür!”
- Gitmedik, Buradayız, Direniyoruz!
- Saraylıların İç Burukluğu!
- 1 Mayıs’ta Buluşalım Depremin Hesabını Soralım!
- Sahte Temel Atma Törenleri Neyin Acizliği?
- Kader Değil Felaket!
- Ben Hatay’dan Güneş
- Gösteriş İçin Değil Depremzedeler İçin!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...