Navigation

Buradasınız

1 Mayıs’ta Alanlardayım Çünkü...

Nisan 2014, No:73
İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs yaklaşıyor. 1 Mayıs tıpkı geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da kadınıyla, erkeğiyle bütün bir işçi sınıfının taleplerini dile getirdiği bir gün olacak. UİD-DER Kadın Komitesi olarak bu yıl da 1 Mayıs yaklaşırken emekçi kadınlarla 1 Mayıs üzerine konuştuk. 1 Mayıs’a neden katılacaklarını ve taleplerini anlattılar. Her birinin sözlerinde ve gözlerinde kapitalizmin biz işçilere dayattığı ağır çalışma ve yaşam koşullarına karşı büyüyen öfkeyi gördük. 1 Mayıs coşkusunun şimdiden yarattığı heyecanı da...

Tekstil işçisi: Bu yıl ilk defa 1 Mayıs’a katılacağım. İş saatlerimiz çok uzun ve ücretlerimiz çok düşük. Kira, borç, ihtiyaç derken elimizde bir şey kalmıyor. Daha fazlası için mecburen fazla mesai yapmak zorunda kalıyoruz. Bu sefer de bünyemiz zayıf düşüyor ve hastalanıyoruz. Aldığımız para da hastanelere gidiyor. Bu nedenle, ben “ücretler yükseltilsin, iş saatleri düşürülsün” talebiyle 1 Mayıs’a katılacağım. 1 Mayıs bizim günümüz ve o gün çalışmak zorunda değiliz.

Ev kadını: Sabahtan akşama kadar evde çalışıyoruz, uğraşıp duruyoruz. Temizlik, çocuk bakımı, bulaşık, yemek, ütü, ay sonunu nasıl getireceğiz stresi… Kadın olarak bir sürü şeyle uğraşıyoruz gün boyunca, ama emeğimiz görülmüyor. Hatta “sen ne yapıyorsun ki?” denebiliyor. Kadınlara, sadece ev işi yapsın, çocuk doğursun, erkeğin gönlünü hoş etsin gözüyle bakılıyor. Kadının emeğinin görülmesi ve çocuklarım için eşit, parasız eğitim talepleriyle 1 Mayıs’a katılacağım.

Eğitim emekçisi: Rehabilitasyon merkezinde çalışan bir öğretmenim. 1 Mayıs’ta yalnız olmadığımı fark ediyorum. Birlikte yan yana olmak güzel ve anlamlı. Ben 1 Mayıs’a sigorta primlerimizin aldığımız ücret üzerinden yatırılması talebiyle katılmak istiyorum. Devlet açık kapı bıraktığı için bu tür sorunlar yaşanıyor. Benim gibi binlerce işçi aynı sorunla karşı karşıya. Bizim mücadele etmekten ve hakkımızı aramaktan başka çaremiz yok. 1 Mayıs alanlarını taleplerimizi haykırmak için dolduralım.

Fabrika işçisi: 15 senedir çalışma hayatının içinde olan bir kadın işçiyim. Ben de uzun çalışma saatlerinden, ağır çalışma koşullarından nasibimi fazlasıyla alıyorum. Hayatımız fabrikayla ev arasında geçip gidiyor. Ağır çalışma koşulları her gün hayatımızdan çalıyor. Ömrümü patronlar uğruna tüketmek istemiyorum. Benim de bir hayatım var. Yüreğimin ta derinliklerinden inanıyorum ki bu koşulları değiştirmek mümkün. Beni hayattan koparan ağır çalışma koşullarına hayır demek için 1 Mayıs’ta UİD-DER kortejinde, işçi kardeşlerimle birlikte taleplerimi haykıracağım.

İşsiz: Bu yıl 1 Mayıs’a ilk defa katılacağım. O coşkuyu yaşamak, haklarıma sahip çıkmak için, ücretlerin yükseltilmesi talebini haykırmak için 1 Mayıs’ta olacağım. Birkaç gün önce işten ayrıldım. Patronun tacizlerine, yaptığı baskılara dayanamadığım için ayrılmak zorunda kaldım. Bu nedenle “kadına şiddete, tacize son!” demek için de 1 Mayıs’ta olacağım. Ayrıca bir anneyim ve çocuğuma güzel, güvenli bir gelecek bırakmak için, “her işyerine kreş!” demek için 1 Mayıs’ta olacağım.

Çocuk bakıcısı: 1 Mayıs’ta ben de alanlardayım, çünkü birlik olmanın coşkusunu yaşamak istiyorum. Çocuk bakıcısı olarak çalıştığım için fabrikada çalışan bir işçinin sahip olduğu haklara sahip olamıyorum. Kendi sigortamı kendim yatırıyorum. Maaşımın üçte biri sigortaya gidiyor. 12 saat çalışıyorum ama 8 saat çalışmak istiyorum. Bu adaletsizliğin son bulması için 1 Mayıs’ta taleplerimi haykıracağım.

Metal işçisi: 10 saat olan çalışma saatlerimiz son 6 aydır patronumuz tarafından 12 saate çıkarıldı. Hafta sonları da dâhil olmak üzere her gün çalışıyoruz. Hatta bazı günler 16 saat çalışıyoruz. Eve gidip, uyuyup sabah tekrar işe gelen robotlara dönüştük. Hatta bir sabah günlerdir evimin salonuna girmediğimi fark ettim. Evden çıkmadan önce salona girip, birkaç dakika salonda zaman geçirerek, kendimi mutlu etmeye çalıştım. 1 Mayıs’a katılarak uzun çalışma saatlerini istemediğimi haykıracağım.

Tekstil işçisi: Bu sene ilk defa 1 Mayıs’a katılacağım. Ben vardiyalı çalışan bir işçiyim. Özellikle gece vardiyalarında çalışmak çok yıpratıcı oluyor. Gece yemek yiyemiyorum. Uyku ve yemek düzensizliği yüzünden 37 kiloya kadar düştüğüm zamanlar oldu. Gece vardiyalarında iki dakikacık gözlerimi kapayabilmek için “deprem olsa da iş dursa” dediğim bile oluyor! Hangi işe başvurduysam vardiya sistemiyle karşılaştım. Bu nedenle ben gece vardiyalarının yasaklanması talebiyle 1 Mayıs’a katılacağım.

22 Nisan 2014

Son Eklenenler

  • 15-16 Haziran 1970’de işçiler ayaktaydı… O dönemde tek vücut olabilen işçiler, giriştikleri şanlı mücadeleden hem alınlarının akıyla hem de gelecek işçi kuşaklarına miras bıraktıkları nice zengin deneyimle çıktılar. 15-16 Haziran Büyük İşçi...
  • Son zamanlarda öyle adaletsiz şeyler oluyor ki insanın kanı donuyor. Adaletin dibe vurduğu bir kaç olaydan bahsetmek istiyorum. 8 Temmuz 2018’de yaşanan tren faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce yolcu yaralanmıştı. Faciaya ilişkin açılan...
  • Patronlar genellikle en temel işçi haklarını bilmediklerini ve ucuza çalışacaklarını düşünerek genç işçileri çalıştırmayı tercih ediyorlar. Akıllı telefon, medya, internet olanakları elimizin altında olmasına rağmen, sermaye düzeni işçilerin en...
  • Dünya genelinde 2 milyonun üzerinde işçi çalıştıran ve dünyanın en çok ciro yapan şirketleri arasında yer alan marketler zinciri Walmart’ın Şili’deki şubelerinde işçiler grevde! Yaklaşık 17 bin işçi, 10 Temmuz Çarşamba günü ücret artışı ve iş...
  • Bir havalimanı işçisi: Ben daha çocukken gelmişim UİD-DER’lilerin yanına, babam getirmiş... Babam etkinliği izlesin diye UİD-DER’liler bana bakarmış mesela… Sonra bir süre babamın iş koşullarından, yaşam koşullarından kaynaklı olarak gidemedik. Ben...
  • Ben Gebze’ye yakın bir mahallede yaşayan bir ev hanımıyım. Eşim metal işçisi. Biz emekçi kadınlar evimizde, yaşadığımız mahallemizde, çalıştığımız fabrikalarda pek çok sorunlarla karşılaşıyoruz. Ekonomik kriz biz ev hanımlarını da yakından...
  • Merhaba dostlar! Kimimiz öğrenciyiz, kimimiz işçi… Memleketlerimiz ayrı, cinsiyetlerimiz ayrı… Ama ortak bir paydamız var; bizler yolu UİD-DER’le kesişmiş gençleriz, işçi sınıfının gençleriyiz! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi...
  • İşten çıkmıştım, saat 8 civarıydı ve karnım iyice acıkmıştı. Akşam yemeğini daha fazla geciktirmek istemediğimden işlek bir E5 kenarı lokantasına girdim. Ana haber saati olduğundan kocaman televizyonun karşısındaki masaya yerleştim. Ağır ağır...
  • Şili’de öğretmenler çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 3 Hazirandan bu yana grevdeler. Şili Öğretmenler Sendikasında örgütlü yaklaşık 80 bin öğretmenin grevine toplumun büyük bir kesimi de destek veriyor. İşçi ve emekçiler, öğretmenlerin...
  • Evimizin yakınında büyük bir AVM var ve uzun zamandır yenileniyor, neredeyse yeni baştan yapılıyor. Arazisi genişletildi, dışarıya bakan kısımların çoğu yıkıldı, yenileri yapıldı, otopark alanı yıkıldı, yenilendi, çevresine peyzaj çalışmaları...
  • Ben inşaat sektöründe, taşeron firmada çalışan bir işçiyim. İki aydır ücretlerimiz ödenmiyor. Mesailerimiz eksik yatırılıyor. Çalıştığım şantiyede birçok taşeron firma var. Hatta bir iki ay öncesine kadar taşeron şirketlerin altında da alt...
  • Biz UİD-DER’de örgütlü evli bir çiftiz. Önce UİD-DER’le tanıştık. Burada öğrendik örgütlü mücadele etmeyi. UİD-DER kültürüyle büyüdü mücadelemiz. Birbirimizle de UİD-DER çatısı altında tanıştık ve sonrasında birlikte bir aile kurmaya karar verdik....
  • Gerçek enflasyon rakamlarının %30’ların üzerine çıktığı günümüz ekonomik kriz koşullarında hükümetin enflasyonu düşük göstererek emekli maaşlarına sadece %5 zam yapması öfkeyle karşılandı. DİSK’e bağlı Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) %5’lik düşük...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz